Connect with us

Dünya

“MEZOPOTAMYA” MARKASI TANITILDI

Published

on

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, GAP Bölgesi Turizm Tanıtım ve Markalaşma Projesi kapsamında, Türkiye’nin destinasyon odaklı ilk bölgesel turizm markası “Mezopotamya”yı tanıttı.

Bakan Varank, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un da katılımıyla Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde gerçekleştirilen Güneydoğu Anadolu Bölgesinin turizm potansiyelini tüm dünyaya tanıtmak üzere oluşturdukları “Mezopotamya” markasının tanıtım programında konuştu. Mezopotamya’nın tarihin her döneminde insanları kendisine çekmiş ve sayısız medeniyete ev sahipliği yapmış kadim bir bölge olduğunu vurgulayan Varank, bölgenin tarihine ilişkin bilgi verdi.

KOLLARI SIVADIK

Kendine özgü güzellikleri anlatmakla bitmeyen toprakları, dünyanın sayılı turizm destinasyonları arasına sokmak için kolları sıvadıklarını belirten Varank, “Kültür ve Turizm Bakanlığımız ile bugün tanıtımını yaptığımız Türkiye’nin destinasyon odaklı ilk turizm markasını, yani Mezopotamya markamızı oluşturduk. Bu sayede, kültürel ve doğal mirası koruyarak, Mezopotamya’yı global bir marka haline getirip insanların zihnine kazımak, daha çok insanın buraları ziyaret ederek unutulmaz anılar biriktirmesini sağlamak istiyoruz. Böylece turizm gelirlerini artırmayı, yeni istihdam olanakları ortaya çıkarmayı ve bölgedeki kalkınmanın hızlanmasını amaçlıyoruz.” dedi.

KAPSAYICI BAKIŞ AÇISI

Global bir marka oluşturmanın birçok parametreyi bir arada düşünmeyi gerektirdiğini ve uzun vadeli stratejik bir iş olduğunu dile getiren Varank, GAP İdaresi ve kalkınma ajanslarıyla markalaşma konusunda kapsayıcı ve profesyonel bir bakış açısı geliştirdiklerini anlattı.

WEB SİTESİ VE MOBİL UYGULAMA

Varank, saha çalışmalarından topladıkları verilerle tematik kent içi ve bölge rotalarını belirlediklerine değinerek, “Belirlenen bu rotalar, oluşturduğumuz web sitesi ve mobil uygulamaya aktarıldı. Türkçe ve İngilizce sosyal medya hesapları oluşturuldu. Mezopotamya’daki etkinlik, deneyim, gastronomi ve konaklama noktalarının interaktif haritalarını, 35 kent rotasını, 9 tematik rota ve seyahate dair ipuçlarını barındıran bir web sitesi oluşturduk. Şu anda sitemizde Türkçe ve İngilizce içeriklerle ziyaretlerine hizmet sunuyor. İnşallah kısa süre içinde dil çeşitliliğini de artıracağız.” şeklinde konuştu.

MEZOPOTAMYA GEZİ REHBERİ

Bu içeriklere mobil cihazlarından ulaşmak isteyenlerin “Mezopotamya Gezi Rehberi”ni uygulama mağazalarından indirebileceklerini anlatan Varank, içeriklerin zamanla daha da zenginleştirileceğini söyledi.

ULUSAL MEDYA GÖRÜNÜRLÜĞÜ

Varank, Mezopotamya markasının tanıtım çalışmalarında kullanılacak hikayelerin ve filmlerin çekimlerinin büyük oranda tamamlandığını belirterek, markanın uluslararası ve ulusal medya görünürlüğünü ve bilinirliğini artıracak, bölgenin avantajlarını ön plana çıkaracak faaliyetleri de yürüteceklerini bildirdi.

DESTANSI TOPRAKLARLA BAĞ

Yurt içi ve yurt dışı menşeili birçok gazete, dergi, TV, internet ve billboardlarda Mezopotamya destinasyonunun tanıtımını yapacaklarını söyleyen Varank, “Gazeteci, turizm dergisi yazarları ve sosyal medya elçilerinden oluşan heyetleri buraya davet edip yerinde tanıtım çalışmaları yapacağız. Önemli kültür ve turizm merkezlerini ziyaret eden heyetlere Mezopotamya markasının sahip olduğu güzellikler hakkında detaylı bilgilendirmeler yapacağız. Bu sayede daha çok kişinin bu destansı topraklarla bağ kurmasını sağlayacağız.” ifadelerini kullandı.

YEREL KALKINMA

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile bölgenin potansiyelini yerel kalkınmayı da harekete geçirecek şekilde Mezopotamya markasıyla çok daha iyi bir şekilde tanıtacaklarını vurgulayan Varank, “Mezopotamya markasını gerçek bir dünya markası haline getireceğiz. Buranın turizmden aldığı payı çok daha fazla artıracağız. Bu bölgeye dünyanın dört bir yanından turistler gelecek ve bu muhteşem coğrafyayı ülkelerine döndüklerinde anlatacaklar.” şeklinde konuştu.

TURİZM ÇEŞİTLİLİĞİ

Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy da, GAP Bölgesi Turizm Odaklı Tanıtım ve Markalaşma Projesi’nin Adıyaman, Batman, Diyarbakır, Gaziantep, Kilis, Mardin, Siirt, Şanlıurfa ve Şırnak illerini kapsadığını belirterek, bu bölgenin Türkiye’nin sahip olduğu turizm çeşitliliğini yansıttığını söyledi.

“MEZOPOTAMYA” ROTASI

Mezopotamya markasının çok önemli olduğuna inandığını vurgulayan Bakan Ersoy, “Türkiye açısından bizim aslında turizmi 81 vilayete yayma çalışmamız var, burada ben ilk görevle geldiğimde belirtmiştim. Bunu hızlı şekilde değerlendiren bölge siz oldunuz. Önemli olan şehirleri rotalar halinde birleştirmek, burada biz 4-5’li rotalar planlarken siz 9 il birleştiniz çok güzel bir Mezopotamya destinasyonu bölgesi ve rotası oluşturdunuz. Bence Türkiye’nin dünyada çalıştığı bölgesel tanıtım operasyonu için ilk ve örnek bölge oldunuz.” şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından Bakanlar Varank ve Ersoy ile markanın paydaş kuruluşları, hazırlanan ortak protokolü imzaladı.

Programa, Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin, AK Parti Şanlıurfa milletvekilleri Zemzem Gülender Açanal ile Mehmet Ali Cevheri, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül, GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkan Vekili Mehmet Açıkgöz, Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı Fatma Şahin ile Karacadağ Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Hasan Maral da katıldı.

Dünya

Fiat 500, İngiltere’de “En İyi Şehir Otomobili” Seçildi

Published

on

Yeni Fiat 500 bir ödül daha kazandı. Fiat markasının ikonik modeli, 2022 İngiltere Yılın Otomobili (UKCOTY) ödülleri kapsamında “En İyi Şehir Otomobili” seçildi. İngiltere’nin 29 saygın otomotiv gazetecisinden oluşan jürinin oylarıyla ödüle layık görülen 500, böylece dokuz farklı kategorinin galibi ile mücadele ederek “2022 İngiltere’de Yılın Otomobili” unvanı için yarışmaya hak kazandı. Fiat 500, gerek bir Cabrio versiyona sahip olması gerekse ikonik ve çekici tasarımıyla İngiliz jürinin puanlarını aldı. Yeni ve tamamen elektrikli 500’ün bu yıl altıncı kez düzenlenen “İngiltere’de Yılın Otomobili Ödülleri”’nde “En İyi Şehir Otomobili” seçilmesinde, batarya verimliliği ve ayrıca rekabetçi fiyatı da önemli bir rol oynadı.

Değerlendirmesine “Yeni 500 ile bir ödül daha aldığımız için gururluyuz” diyerek başlayan Fiat CEO’su ve Stellantis Global CMO’su Olivier Francois “Fiat 500, marka mirası ve kültüre dayanan gerçek bir inovasyon örneği. Yeni ve tamamen elektrikli 500 ile Fiat’ın geçmişinin en iyi yönlerini gözler önüne sererken, aynı zamanda, gezegenimizin korunmasına yardımcı olmak için geleceğe odaklandık. Fiat olarak çabamız, daha iyi bir gelecek inşa etmeye yardımcı olmak için kentsel ulaşım dünyasında lider bir oyuncu olarak gücümüzü ortaya koymak. Bunu; İtalyan Dolce Vita (Tatlı Hayat) dokunuşunu insanların hayatlarına dahil ederek, kendimize özgü ve benzersiz bir tarzda yapıyoruz. Böylece insanlar hayatın güzelliğinin tadını çıkarırken, sıfır emisyon da hedefleyebiliyor” dedi.


UKCOTY jüri üyesi Alex Grant ise yeni 500’ün, elektrikliye geçiş için mükemmel bir araç olduğunu vurguladı. Fiat 500’ü farklı kullanıcılara hitap eden opsiyonlarıyla çevik, verimli bir şehir otomobili ve piyasadaki ilk sıfır emisyonlu Cabrio olduğuna da değindi. UKCOTY jüri üyesi ve serbest otomotiv gazetecisi Guy Bird ise 500’ü 1957 ikonunun bir başka harika yorumu olarak değerlendirirken; yeni Fiat 500’ün orijinal ruhunu korurken zamana mükemmel şekilde ayak uydurduğunu söyledi.

DAHA FAZLA HABER

Dünya

Pegasus, IATA Travel Pass’i misafirlerinin kullanımına sunan ilk hava yolları arasında

Published

on

Pegasus, IATA Travel Pass uygulamasının pilot çalışmalarını başarıyla tamamlayarak, IATA’ya üye olan ve dünyada bu uygulamayı yurt dışı uçuşlarında misafirlerinin kullanımına sunan ilk hava yolları arasında yer aldı.

Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) ile sözleşme imzalayarak IATA Travel Pass uygulamasını Türkiye’de pilot olarak başlatan ilk hava yolu olan Pegasus, pilot çalışmalarını başarıyla tamamlayarak dünyada bu uygulamayı yurt dışı uçuşlarında misafirlerinin kullanımına sunan ilk hava yolları arasında yer aldı. Misafirlerin COVID-19 testi, aşı sertifikası gibi yurt dışı seyahatlerde gerekli sağlık belgelerini dijital olarak saklamasına ve yönetmesine olanak tanıyan IATA Travel Pass, Pegasus’un birçok ülkeye gerçekleştirilen yurt dışı uçuşlarında kullanılabiliyor. Pegasus misafirleri, ücretsiz olarak indirebilecekleri IATA Travel Pass uygulamasıyla, hava yolu seyahatlerine güvenle devam edebiliyor.

Sağlık bilgilerinin doğrulanmasını tek bir uygulamada birleştiren IATA Travel Pass uygulaması, misafirlerin COVID-19 pandemisine bağlı olarak değişkenlik gösteren ülke giriş koşullarını karşıladıklarını güvenli ve kolay bir şekilde doğrulamalarını sağlıyor. Sağlık verilerinin hassas doğası göz önünde bulundurularak tasarlanan uygulama kapsamında, veriler herhangi bir merkezi veri tabanı yerine misafirlerin kendi cep telefonlarında saklanıyor. Böylece misafirler, kişisel bilgilerinin paylaşımı üzerinde tam kontrole sahip oluyor.

Pegasus Hava Yolları Hakkında:

1990 yılında havacılık sektörüne giriş yapan Pegasus, 2005’te ESAS Holding tarafından satın alınarak düşük maliyetli iş modelini benimsedi. Türkiye’nin lider düşük maliyetli hava yolu olan Pegasus, hava yolu ile yolculuğun herkesin hakkı olduğuna olan inancıyla ve uyguladığı “low cost (düşük maliyetli hava yolu)” modeliyle misafirlerine uygun fiyatlı ve genç uçaklarla seyahat etme imkânı sağlıyor. 2018 itibarıyla “Türkiye’nin Dijital Hava Yolu” söylemiyle faaliyet gösteren Pegasus, misafirlerini 36’sı yurt içinde, 86’sı yurt dışında olmak üzere toplam 45 ülkede 122 noktaya ulaştırıyor; İstanbul Sabiha Gökçen üzerinden Türkiye ile Avrupa, Kuzey Afrika, Ortadoğu, Rusya, Orta Asya arasında bağlantılı uçuşlar gerçekleştiriyor. Pegasus, misafir deneyimini odak alan yaklaşımıyla onların seyahat deneyimlerini kolaylaştıracak dijital teknolojiler ve benzersiz yenilikler sunuyor.

DAHA FAZLA HABER

Dünya

Dev Yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Savunma Bakanlığı Ay Yıldız Projesi Temel Atma Töreni’ne katıldı

Published

on

“30 Ağustos ruhunu nesilden nesile aktararak istiklalimize ve istikbalimize sahip çıkmaktaki kararlılığımızı tüm dünyaya göstereceğiz” Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Bakanlığı Ay Yıldız Yerleşkesi temel atma töreninde yaptığı konuşmada, “İnşallah bundan sonra da 30 Ağustos ruhunu nesilden nesile aktararak istiklalimize ve istikbalimize sahip çıkmaktaki kararlılığımızı tüm dünyaya göstermeye devam edeceğiz. Bir kez daha milletimin ve kahraman ordumuzun 30 Ağustos Zafer Bayramını tebrik ediyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Millî Savunma Bakanlığı Ay Yıldız Yerleşkesi temel atma törenine katıldı.

Sözlerine Dumlupınar Zaferi’nin 99. yıl dönümünü kutlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “26 Ağustos 1922 tarihinde başlayan ve 9 Eylül’de düşmanın İzmir’den denize dökülmesiyle sonuçlanan Büyük Taarruz’un en önemli safhası olan Dumlupınar Zaferi’nin 99. yıl dönümünü tebrik ediyorum. Bu savaşı Osmanlı’nın en büyük zaferlerinden biri olan Sırpsındığı’na benzeterek ‘Rumsındığı’ diye adlandıran ordularımızın Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere büyük zaferin kazanılmasında emeği geçen kahramanlarımızın her birini rahmetle, şükranla yâd ediyorum” ifadelerini kullandı.

“MİLLETİMİN VE KAHRAMAN ORDUMUZUN 30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI’NI TEBRİK EDİYORUM”

Gerek bu zaferde gerekse İstiklal Harbi’nin tamamında gözlerini kırpmadan canlarını feda eden şehitlere Allah’tan rahmet dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kahraman ordumuz 14 gün gibi kısa bir sürede düşmanı Anadolu’nun ortalarından İzmir’e kadar sürmeyi başararak tarihte eşine ender rastlanacak bir başarıya imza atmıştır. Bu başarının tesadüf olmadığını son yıllarda sınır ötesinde ardı ardına yaptığımız harekâtlarla bir kez daha gösteren kahraman ordumuz, milletimizi Anadolu’dan söküp atma heveslerini kursaklarda bırakmayı sürdürmüştür. İnşallah bundan sonra da 30 Ağustos ruhunu nesilden nesile aktararak istiklalimize ve istikbalimize sahip çıkmaktaki kararlılığımızı tüm dünyaya göstermeye devam edeceğiz. Bir kez daha milletimin ve kahraman ordumuzun 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı tebrik ediyorum. Şunu unutmayalım, bizim kınalı yavrularımız bitmedi, var ve bundan sonra da olacak.”

Bugün böyle anlamlı bir günde Ay Yıldız Projesi’nin temel atma töreni vesilesiyle bir araya gelmelerini de önemli bir mesaj olarak gördüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığının 1930’lu yıllarda dönemin şartları ve ihtiyaçlarına göre inşa edilen Kızılay semtindeki binalarda faaliyet gösterdiğini hatırlattı.

Kara Kuvvetleri binasının 1937, Deniz ve Hava Kuvvetlerinin müşterek binalarının 1960 yılında inşa edildiğini, Hava Kuvvetlerinin 1985 yılında ayrı bir binaya taşındığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin gelişen ve değişen savunma ihtiyaçlarının, tüm birimlerin ortak bir çatı altında güçlü bir altyapı ile yakın koordinasyon içinde faaliyet göstermesini mecburi hâle getirdiğini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunu Millî Savunma Bakanı, Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanlarıyla enine boyuna değerlendirdiğini aktararak, “Artık bize bir müşterek merkez gerekiyor dedik. Bu müşterek merkezden hem yatırım hem harcamalar hem her yönüyle özellikle de savunma noktasında bize öyle bir merkez gerekiyor ki bu merkezle beraber biz daha bulunduğumuz yerden dünyaya farklı bir sinyal verelim. Hele hele siber güvenliğin, siber savunmanın konuşulduğu böyle bir dönemde bize işte şu anda temelini atacağımız böyle bir Ay Yıldız Projesi yakışır dedik ve inşallah bugün de bu temeli beraber atıyoruz. Rabim yar yardımcımız olsun” diye konuştu.

“Ay Yıldız Projesi ile Millî Savunma Bakanlığımızı, Genelkurmay Başkanlığımızı, tüm kuvvet komutanlıklarımızı bir araya toplamış oluyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada inşa edilecek binaların en son teknolojiyle donatılmanın yanında çevreye duyarlılığıyla da öne çıkacağını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Merkezi bir savunma sistemini, müşterek bir savunma sistemini bulunduracağız” dedi.

“TÜRKİYE’NİN SAVUNMA İHTİYAÇLARINA CEVAP VERECEK BU GÜZEL PROJENİN HAYIRLI OLMASINI DİLİYORUM”

Yaklaşık 12,6 milyon metrekarelik arazi üzerinde konumlandırılan proje kapsamında 890 bin metrekare kapalı alan inşa edileceğini ve bu sayede 15 bin kişiye hizmet verebileceğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık Kızılay’ın içinde dağınık, sağda solda böyle bir Millî Savunma Bakanlığı, Türk Silahlı Kuvvetleri olmayacak. Az önce ekranda da izlediniz her şeyiyle, duruşuyla düşmana korku, dosta güven veren bir yapıyı burada meydana getirmiş olacağız” ifadesini kullandı.

Projeye adını veren hilal şeklindeki yapıda farklı kapasitelerde konferans salonları bulunacağına, ortasında da 23 bin metrekarelik bir tören alanı yer alacağına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgesinin ve dünyanın yükselen yıldızı Türkiye’nin savunma ihtiyaçlarına cevap verecek bu güzel, muhteşem projenin milletimize, ülkemize ve ordumuza hayırlı olmasını diliyorum. Kahraman ordumuzun gücüne güç ekleyeceğinden şüphe etmediğim bu projenin aynı zamanda başkentimize ve bu bölgeye ayrı bir değer katacağına inanıyorum” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, projede emeği geçen ve geçecek herkese teşekkür etti. Özellikle mimarları ve mühendisleri kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, müteahhit firmaya da inandığını ve güvendiğini, burayı kısa sürede bitireceğinden şüphe duymadığını vurguladı.

MALAZGİRT ZAFERİ

Malazgirt’te Sultan Alparslan’ın kendisinden 4 kat fazla askere sahip Bizans ordusunu yendiği zaferin 950. yıl dönümünün kutlandığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Malazgirt’te her yıl iştirak ettiğimiz törenlerde yaşadığımız atmosfer bize adeta bu zaferin hangi şartlarda, nasıl zorluklarla, fedakarlıklarla kazanıldığını tekrar tekrar hatırlatıyor. Esasen milletimiz kadim çağlardan beri Anadolu’da mevcudiyet göstermiştir. Ancak bu coğrafyanın kalıcı yurdumuz hâline gelmesinin dönüm noktası Malazgirt Zaferi olmuştur. Nitekim kimi takvimlerde ağustos ayı Alparslan ayı olarak geçmektedir. İşte bu sebeple Malazgirt’i bugünkü tapumuzu almamızın miladı olarak görüyoruz. Bu büyük zaferden bir kaç yıl sonra yeni vatanımızdaki ilk devletimiz Anadolu Selçuklu Devleti önce İznik, sonra Konya başkentli olarak kuruldu. Anadolu Selçuklu Devleti yönünü batıya ve güneye çevirerek büyümüş, güçlenmiş, özellikle haçlı seferlerinde çok büyük mücadeleler vermiş, nihayet misyonunu Osmanlı’ya devrederek tarih sahnesinden çekilmiştir. Anadolu merkezli en büyük devletimiz Osmanlı’nın Söğüt’te diktiği ulu çınar yaklaşık 600 yıl yaşamış ve 24 milyon kilometrekareye varan bir etki alanına ulaşmıştır.”

Bu projede de çınarların unutulmamasını isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çamları da unutmayacağız ama çınarlar buradan inşallah bu savunma sistemimizin ne denli güçlü olduğunun en güzel işaretleri olacak. Sonbaharda yaprakları dökülüyor ama bunları biz Cumhurbaşkanlığında olduğu gibi takviyelerle çok daha farklı bir hâle getirebiliriz” ifadesini kullandı.

Birinci Dünya Savaşı’na girdiğinde 2,5 milyon kilometrekareyi bulan toprak bütünlüğüne sahip Osmanlı’nın, geride silinmez izler bırakarak tarihteki yerini Cumhuriyet’e devrettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Osmanlı tarihinde İstanbul’un fethine ayrı bir parantez açmak gerektiğini, binlerce yıl boyunca insanlığın en gözde yerleşim yeri, ticaret merkezi, stratejik geçiş noktası olan İstanbul’un fethinin batı tarihinde çağ açıp çağ kapatacak kadar derin etkiler yaptığını kaydetti.

“ÇANAKKALE’DE VERİLEN MÜCADELE EN AZ MALAZGİRT, EN AZ İSTANBUL’UN FETHİ KADAR ÖNEMLİ BİR DÖNÜM NOKTASIDIR”

Fatih Sultan Mehmet’in millete armağanı olan bu kadim şehrin bugün de dünyanın göz bebeği olmayı sürdürdüğünü vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “İstanbul’un ve Anadolu’nun vatanımız olmasını kabullenemeyenler zaman zaman kendilerini tutamayıp iç dünyalarındaki özlemi hâlen dışa vurmaktadırlar. Gezi olaylarında duvarlara kazınan ‘Zulüm 1453’te başladı’ ifadesi de işte bunlardan biridir. Osmanlı’nın son döneminde kazanılan Çanakkale Zaferi… O kınalı yavrular, o Çanakkale zaferimizin banileridir. Onlar, şahadete yürüdüler, ölmediler. Ama o kınalılar bize bu vatanı bıraktılar. Milletimizin kanının son damlasına kadar vatanını koruma azmi ve iradesinin gerçekten çok büyük fedakârlıklarla ortaya konmuş ifadesidir. Yedi düvelin öyle gizli saklı değil, tüm insan ve teknoloji gücüyle yüklendiği Çanakkale’de verilen mücadele en az Malazgirt, en az İstanbul’un fethi kadar önemli bir dönüm noktasıdır. Sevr’i bir paçavra gibi yırtıp atacak gücü ve kararlılığı Çanakkale’deki mücadelenin başarısına borçluyuz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde İstiklal Harbi’nin de yeniden diriliş muştusu olarak kabul edilecek bu zaferden alınan ilhamla başlatıldığını ve neticeye ulaştırıldığını belirterek, “Arkasına dönemin en büyük güçlerinin desteğini alan Yunan ordularına karşı bin bir fedakârlıkla kurulan kahraman ordumuzun kazandığı zaferi de Malazgirt’in yeni bir tezahürü olarak görüyoruz” dedi.

“TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ’NİN KURULUŞU, MİLLETİMİZİN BİN YILLIK TARİHİNDEKİ EN ÖNEMLİ BAŞARILARDAN BİRİDİR”

“Ülkemizin o dönemde sahip olduğu yetişmiş insan gücünün önemli bir kısmının canları, kanları pahasına başarıya ulaştırdığımız Çanakkale Zaferimiz ve İstiklal Harbimiz, adeta bize vatanımızı yeniden kazandırmıştır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gazi Mustafa Kemal’in, düşmanların ‘bir avuç’ dediği ordumuzla hamdolsun bu zafere yürümüş olması… İşte bu millet, ‘imandır o cevher ki ilahi ne büyüktür, imansız olan paslı yürek sinede yüktür’ diyerek zafere yürüdü. Elde kalan vatan toprakları üzerinde inşa ettiğimiz Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşu, dönemin şartlarını göz önünde bulundurduğumuzda milletimizin bin yıllık tarihindeki en önemli başarılardan biridir. Anadolu’daki üçüncü devletimiz olan Cumhuriyetimiz döneminde de kendi içinde önemli dönüm noktaları yaşadık. Kuruluş dönemindeki heyecan ve başlatılan reformlar daha sonra tek parti faşizminin cenderesi altında akamete uğramıştır. Dün, Çorlu’da iştirak ettiğimiz Taarruzi İnsansız Hava Aracımız Akıncı’nın teslim töreninde de işaret ettim. İstiklal Harbimizin Başkomutanı, Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal’in geniş vizyonuyla başlatılan pek çok projenin önü daha sonra kifayetsiz zihinler tarafından kesilmiştir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İkinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde ve sonrasında yaşanan bu dönemin Türkiye’ye bedelinin çok ağır olduğuna işaret ederek, “Rahmetli Menderes’in ve Özal’ın büyüklüğünü bugün çok daha iyi anladığımız vizyonlarıyla verdikleri mücadeleler maalesef ülkemizi ancak bir yere kadar getirebilmiştir. Bizim son 19 yılda Türkiye’yi demokraside ve kalkınmada geliştirmek için gösterdiğimiz gayretlerin bu derece meşakkatli, bu derece maliyetli, dirençli olmasının gerisinde işte bu uzun gecikme vardır” dedi.

“SAVUNMA SANAYİNDE ARTIK İHRACA BAŞLADIK”

Bu geri kalmışlığın en tehlikeli sonuçlar verme potansiyeli olan kısmının da savunma sanayi tarafındaki zafiyet olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Askerimiz vardı, yüreğimiz vardı, bileğimiz vardı ama tabiri caizse yeterli silahımız yoktu. Gerektiği kadar cephanemiz yoktu. İhtiyacımızı karşılayacak aracımız, gerecimiz yoktu. Kıbrıs Barış Harekâtı bu gerçeği görmemize vesile olması bakımından da hayırlı bir adım olmuştur. Neredeyse 40 yıla yaklaşan terörle mücadele sürecimizin ilk döneminde aynı sıkıntılar yüzünden ülkemizin ne kadar ağır kayıplara uğradığını en iyi buradaki heyet biliyor. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin dışarıdan aldığı destek ne olursa olsun kıytırık bir terör örgütü karşısında adeta eli kolu bağlı hâle düşürülmesine yol açanlar, tarih önünde mutlaka hesap verecektir. Telsiz… Telsizimiz yoktu. Amerika telsizlerimize el koydu, vermedi ve askerimiz maalesef telsiz bulamadığı için susturma tekniğini kullanarak savaştı. Ama şimdi artık bunları biz zaten kendimiz yapar hâle geldik. Bunların ötesine geçtik. Şimdi İHA’mız, SİHA’mız var, şimdi TİHA’mız da var. Ve bunlarla birlikte bundan sonraki süreç savunma sanayinde artık ihraca başladık. Artık ‘ne verirsin’ demeyeceğiz, artık ‘ne alırsın’ diyeceğiz.”

Türkiye’nin bütün bombalara varıncaya kadar her şeyi kendisi üretir hâle geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Vesayet dediğimiz bu çarpık zihniyet sadece güvenliğimize değil, demokrasimize ve kalkınmamıza adeta takoz olmuş, her fırsatta takvimi geriye sarmaya çalışmıştır. Daha kötüsü, maruz kaldığımız asimetrik tehdidin en sinsi, en alçak, hain tezahürü olan önce emniyet, yargı teşkilatları, ardından ordu içindeki mensupları vasıtasıyla başlattığı darbe girişimlerine verilen gizli, açık destelerdir” diye konuştu.

“MERDİVEN ALTI ÇALIŞAN YARGI MENSUPLARI OLMAYACAK”

“Şimdi ben FETÖ’ye de sesleniyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çarşamba günü inşallah muhteşem bir yargı binasını da hemen buraya yakın bir merkezde açıyoruz. Artık merdiven altı çalışan yargı mensupları olmayacak. Her şeyiyle muhteşem Yargıtay binasında, Yargıtay mensuplarımız bu çalışmalarını çok daha huzurlu bir ortamda yapacaklar” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin, ebedi vatan Anadolu’yu örtülü işgal projesi olan 15 Temmuz darbe girişimini göğsünü kurşunlara siper ederek geri püskürttüğünü hatırlatarak, bu direnişle milletin hem bu hainlere hem de bunlardan medet umanlara bir kez daha derslerini verdiğini söyledi.

“15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günümüz, bin yıllık vatanımız Anadolu’ya mührümüzü bir kez daha vurduğumuz tarihin adıdır. 15 Temmuz şanlı direnişiyle, bin yıldır her karışını kanla yoğurarak vatan yaptığımız bu toprakların ancak aynı şekilde elde edilebileceğini cümle âleme tekrar ilan ettik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun, 15 Temmuz öncesi ve sonrasındaki tüm terör saldırılarıyla, sınır ötesi harekâtlarıyla, siyasi ve ekonomik mücadeleleriyle son İstiklal Harbi’nin sembolü olduğuna işaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malazgirt’ten 15 Temmuz’a uzanan tüm bu zaferler silsilesinin kahramanlarını şükranla, hürmetle, tazimle selamladığını dile getirdi.

“TÜRKİYE ESKİSİNDEN DAHA HIZLI VE KARARLI”

Üstesinden geldikleri her badirenin, ülkeye kazandırdıkları her eser ve hizmetin, milletin azmini ve kararlılığını bileyen her başarının, büyük ve güçlü Türkiye’ye giden yolun yapı taşları olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ayağına takılan her çelmeden kurtulan Türkiye, eskisinden daha hızlı ve kararlı şekilde yoluna devam etmiştir” dedi.

Gençlere Cumhuriyet tarihinin en yüksek siyasi, ekonomik, askerî gücüne sahip ülkesini bırakmak için gece gündüz çalıştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel siyasi ve ekonomik düzenin yeniden yapılanma sürecinde olduğu bir döneme Türkiye’nin sağlam bir altyapıyla giriyor olmasının en büyük avantajları olduğunu söyledi.

Dünyanın son yüz yılda yaşadığı büyük dönüşümleri, kendi iç sorunlarına gömülmüş olması sebebiyle kısmen veya tamamen kaçıran Türkiye’nin bu defa fırsatı en iyi şekilde değerlendireceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için yapmamız gereken istikrar ve güven ikliminin sürmesini sağlamaktır. Milletimizin birliğine ve beraberliğine sahip çıktığımız sürece bu ülkeyi bölmeye, bu devleti yıkmaya Allah’ın izniyle kimsenin gücü yetmez” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Dünyanın her yerinde özellikle de bölgemizde nerede bir acı, nerede bir zulüm, nerede bir yıkım varsa gerisinde parçalanmış bir millet, birbirine düşmüş veya düşman edilmiş bir toplum, bütünlüğünü kaybetmiş bir sosyal yapı vardır. Hamdolsun bizi bugüne kadar böyle bir duruma düşüremediler, inşallah bundan sonra da düşüremeyecekler. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve bugün temelini atmakta olduğumuz Ay Yıldız Projesi gibi abide yapıların temel işlevleri yanında milletlerin ve devletlerin gücünün de sembolleri olduğuna inanıyorum. İşte bugün bu sembollerden bir tanesinin daha temelini atıyoruz. Dört bir yanını okullarla, hastanelerle, yollarla, köprülerle, tünellerle, barajlarla, nice altyapı yatırımlarıyla donattığımız Türkiye’yi bu tür abide eserlerle adeta taçlandırıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, temeli atılan projenin ülkeye, millete, bakanlığa ve Türk ordusuna hayırlı olması dileyerek, emeği geçen ve geçecek olanları tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah nice zaferleri bu eserden yönetmeyi, bu eserle beraber yön vermeyi Allah’tan niyaz ediyorum” ifadesini kullandı.

Törende, Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alay Komutanlığı tüfekli gösteri ekibinin nöbet değişimi gösterisi, törenin yapıldığı alandaki ekranlara yansıtıldı, ayrıca Ay Yıldız Projesi’nin tanıtım filmi gösterildi.

Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Millî Savunma Bakanlığı Ay Yıldız Yerleşkesi’nin minyatürü hediye edildi.

Sahneye davet edilen yüklenici firma Rönesans Holding Yönetim Kurulu Başkanı Erman Ilıcak, projenin 30 Ağustos 2023’te teslim edileceğini açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise tarihin öne çekilmesini istedi. Bunun üzerine Ilıcak, projenin 19 Mayıs 2023’e yetiştirileceğini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bütün Türkiye dinledi, şahit oldu, 19 Mayıs 2023’te inşallah bu güzel merkezi yerleşkenin açılışını yapıyoruz” dedi.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın okuduğu duanın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler tarafından butonlara basılarak Ay Yıldız Yerleşkesi’nin temeli atıldı.

Törene, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, bazı bakanlar, TSK komuta kademesi, Yüksek yargı organlarının başkanları da katıldı.

DAHA FAZLA HABER

HABERLER

Haziran 2021
P S Ç P C C P
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
282930  

Genç Gazeteciler

Enerji4 sene ago

DONNY CHİNG,SHELL

Sayın DONNY CHİNG bilginize ; Türkiye deki Bazı Yöneticiler SHELL.’DEKİ Konumlarını ve yetkilerini Kötüye kullanarak Gözlerine kestirdikleri bayilere Tuzak kurarak...

Enerji4 sene ago

SHELL GLOBAL HELPLINE

The Board of Royal Dutch Shell plc | SHELL GLOBAL | bilginize ; Türkiye deki Bazı Yöneticiler SHELL.’DEKİ Konumlarını ve...

Genç İş Dünyası4 sene ago

Koç Holding Otomotiv Grubu Başkanlığı’nda Görev Değişimi

Koç Holding’den Kamuoyu Aydınlatma Platformu’na yapılan açıklamada 1 Nisan 2022 tarihinde gerçekleşecek Olağan Genel Kurul Toplantısı itibarıyla Cenk Çimen’in emekliliği...

Dünya4 sene ago

Fiat 500, İngiltere’de “En İyi Şehir Otomobili” Seçildi

Yeni Fiat 500 bir ödül daha kazandı. Fiat markasının ikonik modeli, 2022 İngiltere Yılın Otomobili (UKCOTY) ödülleri kapsamında “En İyi...

Genç İş Dünyası4 sene ago

Isparta Petrol Turizm, Yeni Mercedes-Benz Sprinter’lerini teslim almaya başladı

Isparta ve Antalya şehirlerinde turizm ve yolcu taşımacılığının önde gelen şirketlerinden Isparta Petrol Turizm, siparişini verdiği 30 adet Mercedes-Benz Sprinter’ın...

Dünya4 sene ago

Pegasus, IATA Travel Pass’i misafirlerinin kullanımına sunan ilk hava yolları arasında

Pegasus, IATA Travel Pass uygulamasının pilot çalışmalarını başarıyla tamamlayarak, IATA’ya üye olan ve dünyada bu uygulamayı yurt dışı uçuşlarında misafirlerinin...

Genç İş Dünyası4 sene ago

Akinon’un CMO’su Serra Yılmaz atandı

Dijital Ticaret Platformu Akinon’un Türkiye ve global pazarlama operasyonu, teknoloji sektörünün deneyimli ismi Serra Yılmaz atandı Serra Yılmaz : İstanbul...

Genç İş Dünyası4 sene ago

Özden Önaldı : Yapı Kredi’de Üst Düzey Atama

Yapı Kredi’nin İnsan Kaynakları Organizasyon ve İç Hizmetler Yönetimi’nden Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı görevine Özden Önaldı atandı. Özden Önaldı :...

Genç İş Dünyası4 sene ago

ZEYNEP KULALAR, QNB Finans Invest Yönetim Kurulu Üyeliğine atandı

ZEYNEP KULALAR 1971 doğumlu olan Zeynep Kulalar, 1994 yılına ODTÜ İktisadi İdari Bilimler Fakültesi İşletme bölümünden mezun oldu. Eylül 1994-...

Dünya5 sene ago

Dev Yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Savunma Bakanlığı Ay Yıldız Projesi Temel Atma Töreni’ne katıldı

“30 Ağustos ruhunu nesilden nesile aktararak istiklalimize ve istikbalimize sahip çıkmaktaki kararlılığımızı tüm dünyaya göstereceğiz” Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Bakanlığı...

Genç İş Dünyası

seers cmp badge